21 May 2018
 İşçi sınıfının burjuvaziye karşı mücadelesi can bedeli devam etmektir. Dünden bugüne işçi sınıfı ve emekçi halkların eşitlik, adalet ve özgürlük mücadelesinde milyonlarca isimsiz kahraman yaşamını yitirmiştir. Bazı dönemler bazı isimler, bu isimsiz kahramanlar içinden tarihte önemli roller üstlenirler. Komünist önder İbrahim Kaypakkaya yoldaş da enternasyonal proletaryanın ülkemizdeki bayrağını layıkıyla omuzlamış, bilimsel sosyalizmin sancağını ülkemiz topraklarında göndere çekmiştir HABER MERKEZİ(18.05.2018)- 18 Mayıs 1973 komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın ölümsüzlük yıl dönümü dolayısı ile Sosyalist Meclisler Federasyonu(SMF) yazılı bir açıklama yaptı. ‘’ İbrahim Kaypakkaya yoldaş sosyalizm mücadelemizde yaşıyor’’ başlığı ile yapılan açıklamayı öneminden…
%PM, %18 %577 %2018 %12:%May

DKP’den 18 Mayıs açıklaması!

Devrimci Komünarlar Partisi(DKP) yazılı bir açıklama yaparak 18 Mayıs Kapakkaya ve Hakki Karer şahsında devrim ve sosyalizm mücadelesinde ölümsüzleşenleri andı. ‘’ Hakki Karer ve İbrahim Kaypakkaya Birleşik Devrimci Mücadelenin Anahtarlarıdır’’ başlığı ile yapılan açıklamayı öneminden dolayı olduğu gibi yayınlıyoruz HABER MERKEZİ(18.05.2018)- ‘’Türkiye ve Kürdistan devrimcileri olarak içerisine girmiş olduğumuz Mayıs ayında devrim ve sosyalizm mücadelesinin yol açıcılarını, öncülerini, önderlerini sonsuzluğa uğlurladık, mücadelelerini rehber ediniyoruz. Türkiye Devrimci Hareketi ve Kürdistan Özgürlük Hareketinin nasıl şekillendiğini, mücadele çizgisinin oluşturduğu çıtayı anlamak için idam sehpasında bir an dahi terddüt etmeyen Deniz’lere, bu idamı engellemek…
Düzlemin ilki, gerici sınıflar düzeni ve siyasi iktidarlarına, somutta faşizme karşı siyasi iktidar odaklı devrimci sınıf mücadelesinin görevlerini yürütmeyi kapsar ki, bu kapsamda her türden devrimci eyleme başvurmayı ilkesel olarak reddetmeden kendi güçlerini koruma ve güç biriktirme kaygısı taşıyan bilinçli seçicilikle en uygun mücadele ve eylem biçimleriyle pozisyon almalıdır. Düzlemin ikincisi ise, bu görev ve yönelimi en ağır şartlarda bile hayata geçirip ilerleme perspektifi ve dinamiği taşıyan, dolayısıyla da uzun vadeli devrim mücadelesini sürdürme kapasitesine nicel ve nitel açıdan sahip olan sağlam bir parti örgütlülüğünün tesis edilmesine dönük, ideolojik-teorik-siyasi-örgütsel ve…
Yoldaşları olarak bizler, komünist önder İbrahim Kaypakkaya’dan öğrenmeye devam ediyoruz. O’nun sahip olduğu diyalektik, tarihi materyalist dünya görüşü bize her şeyin hareket halinde olarak değişeceğini ve değişmeyen hiçbir şeyin olamayacağını salık verir. Karşıtların birliği yasasının tezahürünü biliriz. Bir dönem doğru ve bilimsel olan şey, gelişmeler karşısında kendisini yeni şeylere bırakır. Tarihsel olanı akıldan çıkarmamak önemlidir. Gelişmelere hazır reçetelerle yaklaşmak diyalektikten kopmak olur. Somut durumun somut tahlilinin yapılması bu bakımdan elzemdir. Dünyada, Türkiye-Kuzey Kürdistan’da yaklaşık elli yıllık sosyal pratik içinde yaşanan iktisadi, siyasi, sosyal değişimi görmek elzemdir. Bunun bilincinde olan Maoist…
Kaypakkaya yoldaşın ardılı olan partimiz, O’nun tüm mirasına sahip çıkarken, devrimci eylemin örgütleyici, toparlayıcı ve eleştirel gücünü kullanmakla birlikte, proleter devrimci adaletin uygulanmasında da Kaypakkaya yoldaşı takip etti. Kaypakkaya yoldaşın Halk Savaşı Stratejisiyle ortaya koyduğu komünist perspektifini günümüzün somut şartlarına uygun olarak Sosyalist Halk Savaşı Stratejisi temelinde devrim ve görevlerini ağır bedeller pahasına omuzlarken, proleter devrimci adaletin silahlı eylemin gücüyle tecelli etmesi zemininde Kaypakkaya yoldaşı ihbar eden öğretmen Cafer Atan ve Kaypakkaya yoldaşın katili tescilli işkenceci Fehmi Altınbilek faşistini on yıllar sonra da olsa cezalandırdı. HABER MERKEZİ(17.05.2018)- 18 Mayıs 1973’te…
 ABD önderliğindeki İsrail siyonizminin Filistin halkına yönelik işgal, saldırı ve katliamlarına karşı tüm halkımızı Filistin halkıyla dayanışmaya ve İntifada ruhunu kuşanarak ABD emperyalizmi ve İsrail siyonizmini protesto etmeye çağırıyoruz! HABER MERKEZİ(15.05.2018): İsrail siyonizminin Filistin halkına yönelik işgal ve katliamlarına karşı Sosyalist Meclisler Federasyonu(SMF) yazılı bir açıklama yaptı. ‘’İşgal altında tutulan Filistin kan ağlıyor’’ başlığı ile yapılan açıklamayı öneminden dolayı olduğu gibi yayınlıyoruz. ‘’Kudüs, İsrail’in başkenti ilan edilmiştir. ABD Başkanı Trump bu kararı desteklemiş ve kışkırtmada bulunmuştur. Bu durum, birkaç gündür Filistinlilere fiili saldırıya dönüşmüş durumdadır. Filistin’in yeni bir çatışma bölgesine…
Halkın Günlüğü dergisi Mayıs sayısı ‘’Faşist Diktatörlüğe Karşı Halkların Birleşik Mücadelesi Kazanacak’’ manşetiyle çıktı HABER MERKEZİ(12.05.208)-Halkın Günlüğü dergisinin Mayıs ayı sayısı “Faşist Diktatörlüğe Karşı Halkların Birleşik Mücadelesi Kazanacak” manşetiyle çıktı. Dergimizin bu sayısında yer alan konu başlıkları şöyle; – Mücadele, Direniş ve Mayıs – Baskın Seçim, Sosyalizm ve Demokrasi Güçlerinin Tavrı – ABD-İngiltere ve Fransa’nın Saldırısı ve Suriye’de Derinleşen Emperyalist Dalaş! – 45. Ölümsüzlük Yılında Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya Anısına – Şeriatçı Suudi Arabistan ve Değişim – Doğru Yönelimle Devrimci Pozisyon almanın Seçici Siyaseti Ne Olmalıdır(Perspektif) – Dersim Meselesi ve…
SMF kamuoyuna yönelik yazılı bir açıklama yaparak 24 Haziran seçimlerine ilişkin politik tavrını paylaşti. Yapılan açıklamada ‘’Milletvekilliği-parlamento seçimlerinde, ittifak politikamız temelindeki perspektiften hareket edilecektir. Kürt ulusal demokratik parti ve güçleri, azınlık ve inançlardan demokratik parti ve güçlerle; diğer demokratik, devrimci, sosyalist parti ve bütün halk güçleriyle ittifaka açığız. Seçimlere girme şartı taşıyan siyasi partiler de dikkate alındığında, bu zeminde gerçekleşmesi esas olan ittifak HDP ile ittifaktır. İttifak anlayışı ve ilkelerimiz önceki seçimlerde geçerli olduğu biçimiyle devam etmektedir. Bazı özgün durumlarda bağımsız milletvekili adayı ile seçime girmek de değerlendirilebilecek bir olgudur’’…
MKP gerillaları, kuruluşunun 46’ncı yılı dolayısıyla bir video yayınladı. Videoda konuşan MKP gerillası, devrim ve komünizm mücadelesinde yaşamını yitiren tüm savaşçıları ve İbrahim Kaypakkaya’yı selamladı. HABER MERKEZİ (26.04.2018) Videoda konuşan MKP gerillası, devrim ve komünizm mücadelesinde yaşamını yitiren tüm savaşçıları ve İbrahim Kaypakkaya’yı selamladı. MKP gerillası konuşmasında, “Türkiye Kuzey Kürdistan ezilen sömürülen tüm dünya tüm emkçi halklarına,bugün 24 Nisan 72 Manifestosu ile yeni bir sürecin köklü bir mücadele tarihinin Kaypakkaya ve yoldaşları tarafından kuruluşunun 46 yılıdır. Faşizmin tüm imha ve saldırılarına karşı kurucu önder Kaypakkaya ve yoldaşlarından devir aldığımız, kızıl…
Komün Gücü Gazetesi’nin internet sitesinde birleşik mücadelenin koşul ve dinamikleri üzerine Maoist Komünist Partisi(MKP) ile yapılan röportajı güncelliğinden ötürü olduğu gibi paylaşıyoruz HABER MERKEZİ (22.04.2018) Komün Gücü Gazetesi’nin internet sitesinde birleşik mücadelenin koşul ve dinamikleri üzerine Maoist Komünist Partisi(MKP) ile yapılan röportajı haber değeri taşıdığından ötürü olduğu gibi paylaşıyoruz 1- Bölge ve Türkiye durumunun içiçe geçtiği bir süreçteyiz. Bu, birçok yönüyle tehlike ve fırsatların olduğu bir süreç. Biz devrimciler birer analizci değiliz. Yaşanmakta olan süreci kendi sınıfımızın gözünden okuyup devrimin olanaklarını nasıl büyütebileceğimize odaklanacağız. Bu bağlamda içinde bulunduğumuz dünya-bölge-Türkiye durumunu…
Elimize e-posta yoluyla ulaşan habere göre, MKP-MK kuruluşunun 46. yılını selamlayarak Partimizin MLM bilimsel ideoloji klavuzluğunda ağır şartlar altında omuzladığı uzun tarihsel mücadele sürecini, bu mücadelenin granit objeleri ve en anlamlı bedelleri olan ölümsüz kahramanlarını, bu kahramanların derin anlama boğduğu istikrarlı mücadele tarihini, bu zeminde olgunlaşan sistematik devrim ısrarı ve devrimci kararlılığını içeren bütün tarihsel yürüyüşünü Sosyalist Halk Savaşı coşkusuyla selamlıyoruz.” İfadelerine yer verdi. Açıklamayı haber değeri taşıdığından okuyucularımızla paylaşıyoruz HABER MERKEZİ (21.04.2018) Elimize e-posta yoluyla ulaşan habere göre, MKP-MK kuruluşunun 46. yılını selamlayarak Partimizin MLM bilimsel ideoloji klavuzluğunda ağır…
Oysa devrimciler iktidara gelmenin ve gerici/faşist düzeni köklü olarak değiştirmeyi ancak zora dayalı bir devrimle-sınıf devrimiyle mümkün görürler. Bu anlamda seçimlerin hangi bilinçle ele alındığı, taktik mi, stratejik mi görüldüğü tartışmaya muhtaç olmayacak biçimde net olarak ortaya koyulmalıdır. HABER MERKEZİ(21.04.2018) Devrimci siyaset adına kritik edilmesi gereken konuların başında, mevcut düzende seçimlerin burjuva niteliğinin devrimci anlayış tarafından bilince çıkarılması ve bu burjuva seçimlerin devrimci siyaset ve mücadele tutumu nazarında taktik siyasetten ibaret olup stratejik bir mücadele metodu olarak ele alınamayacağının net biçimde tespit edilerek ortaya konulması gelir-gelmelidir. Bu, proleter devrimciler açısından…
%PM, %19 %588 %2018 %13:%Nis

Egoistilik mi Ekolojik Farkındalık mı?

Ekolojik dengeyi, ekosistemi kendi doğal yasaları ile devam ettirmenin tek yolu insan aklının içinde bulunduğu bu sistemde sadece kendisini görmemesi, özel mülkiyetçi anlayıştan çıkarak bir bütün bu zincirin halkalarının birlikte birbirine bağlı bir şekilde devam ettirilmesinin sağlanması ile olacaktır. İnsan tüketiciliğinden vazgeçerse, sürekli dağıtarak yıkarak yok ederek ilerlemekten vazgeçerse belki insanın gelecek nesiller için bırakabileceği yaşanılabilir bir evren olabilir HABER MERKEZİ ( 19.04.2018) Ekoloji, organizmaların kendi aralarındaki ilişkiyi ve ortamını çevresiyle araştıran biyolojinin bir dalıdır. Bu terimi 1866 yılında ilk kez kullanan alman zoolog Ernest Haeckel olmuştur. Kelime kökeni eski…
Tarihten ve tarihimizin tecrübelerinden öğrenmeliyiz. Halk kitlelerinden ve kitlelerin eyleminden öğrenmeliyiz. Devrimci tarih ve tecrübeden, sosyal pratikten, dostlarımız ve deneyimlerinden öğrenmeliyiz. Doğrulardan ve yanlışlardan, özellikle de yanlışlarımızdan ders çıkarıp öğrenmeliyiz. İyi şeylerden ve kötü şeylerden öğrenmeliyiz. Düşmanımız asla bizlerin kılavuzu olamaz ama düşmanlarımızdan da öğrenmesini bilmeliyiz. Düşmanımız bizlere neler yapmamamız gerektiğini gösterirken, bazen yapmamız gerekenler konusunda da bizlere öğretici olabilir. Doğru orantılı öğrendiğimiz gibi, ters orantılı da öğrenmeliyiz. Öğrenmeyen gelişmez, ilerlemez, güçlenmez ve büyümez. Öğrenen gelişir, güçlenir, büyür. HABER MERKEZİ (19.04.2017)Öğrenmenin birçok biçimi vardır. Ama biz daha çok en kolay…
Burjuva sistem içinde yabancılaşmış emek, yabancılaşmış insan, yabancılaşmış yaşama karşı mücadele ederken; kapitalist sistemin yerine baskının, sömürünün olmadığı bir dünyanın yaratılmasıyla yabancılaşmanın ortadan kalkacağı bilinciyle hareket edilmelidir. Burjuvazinin ortaya çıkması kendi karşıtını oluşturan proletarya sınıfını da ortaya çıkarmıştır. Bu çelişki içinde proletarya gelişmeyi, güçlenmeyi, burjuvazi ise gerici niteliğinden dolayı gerilemeyi, tarih sahnesinde ortadan kalkmayı teşkil etmektedir. Bu gelişme kendiliğinden olacak bir durum değildir. Çetin mücadele biçimleriyle çelişki yön değiştirir. Burjuvaziyi tarih sahnesinde silen proletarya aynı süreçte kendisini de tarih sahnesinde silerek yabancılaşmaya son darbeyi vuracaktır “Gerçek emek, zenginler için harikalar…
Kaypakkaya, Türkiye-Kuzey Kürdistan komünist hareketinin manifestosu olan ‘72 çıkışını hazırlayan ortamı “Kahraman işçi sınıfımızın, özverili köylülerimizin ve yiğit gençliğin çığ gibi yükselen mücadelesi, hızla yayılan Marksist-Leninist yapıtlar, Çin’de Başkan Mao’nun önderliğinde yer alan Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin dünyayı sarsan etkileri” sözleriyle ortaya koyuyordu. ‘72 Nisan çıkışı, bu zeminin bileşenleri ve Kaypakkaya’nın üzerinden yükseldiği, Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin ideolojik-siyasal-örgütsel mayasından alıyordu. Özellikle, Kaypakkaya’nın Kültür Devriminin, ideolojik-politik etkisini, coğrafyamıza berrak bir bilinçle taşıması, Marksizm’in nitel ilerlemeler süreciyle Leninizm’den Maoizm’e uzanan pratik-politik-ideolojik hattını, güçlü bir kavrayışla devrim sorunlarında çözüm anahtarı haline getirmesi, komünist…
Biz komünistler için net olan bir gerçek var. Yaşanmış büyük dram ve utançlar var. Bunlardan kurtulmak için insanlık tarihinin yeniden yazılması gerekir. Bunun olabilmesi ise ancak bilimsel bir tarih bilinciyle kuşanmak gerektiğini söylüyoruz. Bu bilinçle ezilen uluslar, cinsler, inançlar üzerindeki bütün tahakkümlere karşı amansız mücadele yürütmek ve ulusların kendi kaderlerini kendilerinin tayin etmesi hakkını tutarlıca savunmak, biz komünistlerin ısrar ettiği şeydir. Yazgılarını iradeleriyle belirleme hakkına engel bütün zoraki birliklerin reddi, işçi ve emekçilerin ve ezilenlerin birliği için tam hak eşitliği temelinde gönüllü bir birlik için mücadele acil bir görevdir. Ulusal…
Özellikle fail toplumların, Osmanlı devletinin devamı olarak TC’nin, bir bütün olarak siyasi parti ve politikacıların inkârcı tavrı korkuyu, güvensizliği sürdüren temel etmenlerdir. Onlarla yeniden ve sağlıklı bir ilişki kurmanın önünde büyük bir engeldir. Yan yana duran toplumların böyle bir zehirli ilişki içinde yaşamaları ne kadar sağlıklıdır? Ermeniler yalnızca ebeveynlerinin acılı trajedilerini aktarmakla kalmıyorlar; ellerinden alınmış olan vatanları, tarihsel kültürel mirasları ve tekrar ait oldukları yerlerde yaşama haklarının elinden alınmasıyla da soykırımı yeniden yeniden yaşıyorlar Haber Merkezi(16.04.2018)- HG: Tarihsel ve ideolojik olarak Ermeni soykırımının siyasal arka planı nedir? Recep Maraşlı: Ermeni…
Halkın Günlüğü dergisinin Nisan sayısı(13) ‘’1915’ten günümüze soykırımcı gelenek sürüyor’’ manşetiyle çıktı HABER MERKEZİ(03.04.2018)- Halkın Günlüğü dergisinin Nisan ayı sayısı “1915’ten günümüze soykırımcı gelenek sürüyor!” manşetiyle çıktı. Güncel-siyasal analiz ve felsefe yazılarının yer aldığı derginin bu sayısındaki konu başlıkları şu şekilde; – Askeri İşgal Başarısı Kazanılmış Bir Zafer Değildir – Seçimler ve İttifak Politikası Üzerine – ‘72 Nisan Komünist Çizgisi, Geleceği Kazanmanın Manifestosudur – 24 Nisan 1915 Ermeni Soykırımı Ve “TC’’nin Kuruluşu – “Soykırıma uğramış bütün halklar adına 1915 Soykırımı demek doğru olandır’’(Röportaj) – Gelişmek ve Güçlenmek İçin Tecrübelerden Öğrenmek…
21 Mart Newroz kutlamaları bütün kuşatma, saldırı ve engellemelere rağmen milyonların katılımıyla kitlesel ve coşkulu bir şekilde kutlandı. Başta Kuzey Kürdistan olmak üzere Türkiye ve dünya’nın onlarca merkezinde sokaklara akan milyonlar Newroz ateşleri yalarak halaya durdu. Newroz’da alanlara çıkan milyonlar Efrin’e selam yollayarak işgalci faşist ‘’TC’’ yi protesto ettiler HABER MERKEZİ(22.03.2018)-Bugün Kürdistan başta dünyanın birçok merkezinde yüzlerce meydanda milyonlar Newrozu kutladı. Kürdistan’ın tüm parçalarında, Türkiye’nin metropollerinde ve Avrupa’da milyonların katıldığı serhildana döneşen Newrozlarda iki slogan öne çıktı. AKP hükümetinin anti-Kürt savaş politikalarına lanet yağan gösterilerde, Efrîn direnişi selamlanırken, Öcalan’a yönelik…
Temel ilkeler alt ilkelere doğrudan nüfuz edip, onlar üzerinde belirleyici olduğu gibi, aynı temel ilkeler bütün siyaset ve taktik konulara da tesir eder. Temel ilkelerden bağımsız bir strateji, bir siyaset, bir taktik tasavvur edilemez. İlkelere dayanmayan ve onlardan komut almayan bir strateji veya siyasetin kaynağı da, ucu da (en azından varacağı yer) kesinlikle belirsizdir. Ancak temel ilkelerden feyiz alan ve onlara bağlı olan bir siyaset, bir taktik politika esasta güçlü ve komünist doğrultuya sahip demektir HABER MERKEZİ(20.03.2019)-Proleter devrimcilerin toplumsal sisteme dair nihai yönelimi, sınırların-sınıfların-sömürünün ortadan kalktığı, varılan bu koşullarla birlikte…
Pozitivizmin Marks ve Engels Üzerindeki Etkileri Sonuç olarak, Marks-Engels’le pozitivist-aydınlanmacı etkiler esasen politik-teori alanında determinizm olarak/kimi kavramsallaştırmalarda vs. kendini gösteriyor. Kimi düzeltmeler yapmış olduklarını verdik. Önemli şeylerdir bunlar. Birde bu sorunda Marks ile Engels’i ayırmakta gerekmektedir. Hataların sonradan sisteme dönüşmesinde Marks sonrası Engels’in yaptığı kimi alanlarla da ilgisi var. Dolaylı konular olduğu için geçiyoruz. Özellikle Marks’ta temelleri olsa da, Engels tarafından formüllendirilen ¨bilimsel sosyalizm¨in Ortodoksist sapmaya önemli kaynak oluşturması söz konusu. Gelecek tahayyülünün teoride saptanmış ¨ilkeler¨ ile bilim olarak ortaya konması: Marks’ın Avrupa’ya sınırlı somut teorisini-sosyalizmin bilimi özdeşleştirmek-evrenselleştirip tarihsel olan…
%PM, %19 %649 %2018 %14:%Mar

HDP kongresi ve siyasal süreç üzerine!

Demirtaş başta olmak üzere, HDP milletvekilleri, Belediye başkanları, devrimci-sosyalist-aydın-yazar-gazeteci-akademisyen vb gibi, geniş toplumsal dinamiklerin öne çıkmış insanları tutuklanması sürecinden, Efrin işgali kesitine kadar, var olan bu suskunluk, sadece kitlelerin “korku imparatorluğuna” esir olması , sadece OHAL koşullarının yarattığı karanlık kuşatma değildir. Kuşkusuz bu koşulların çok önemli payı vardır, bunu göz ardı edemeyiz. Ama bunun yanında, HDP başta olmak üzere, devrimci-demokrasi güçlerinin edilgen ve siyasetsiz duruşlarının özeleştirisini vermek durumundayız. HDP’nin, kongresinde, bu edilgen durumun nedenlerini tartışma konusu yapmaması, “barış-toplumsal uzlaşı” gibi genel kavramlar etrafında sürecin siyasetini oluşturmaya çalışması, bir yeterliliği değil,…
AKP-Erdoğan iktidarına karşı, kendi burjuva klik çıkarlarını, sağa sola savrularak ve diz çökerek yaptığı muhalefetle temsil etmeye çalışan CHP, “Adalet ve Cesaret” adını verdiği 36. Olağan Kurultayında, gerici burjuva çizgisinde dahi niteliksel bir farklılık yaratamamıştır. “Cumhuriyet ilkelerine dönüş”, soyut “adalet” arayışı, ”parlamenter sistem”, “Avrupa birliği üyeliği”, gibi temel başlıklarda var olan iç ve dış siyasetini tekrarlayan CHP, ne politik çizgi bağlamında, ne de örgütsel bileşen ve irade bağlamında, var olanı tekrardan öteye gidememiştir. Açımızdan, CHP’ nin niteliği açık ve nettir. Tabanında, aydın, ilerici bir kitle bileşeninin olması, CHP’ nin niteliğini…
Sayfa 1 / 52